11. Sınıf İngilizce

Geçmişte Kesinlik, Çıkarım ve Eleştiri (11. Sınıf İngilizce)

Open Your Heart · 11. sınıf

Klevi İngilizce Kulübü · Klevero ekibi · yapay zekâ destekli · Güncellendi:

Kazanımlar

  • E11.6

Konu Özeti

Bu konuda geçmişte olmuş bir olay hakkında kesinlik derecemizi, geçmişteki bir eylemi eleştirmeyi ve sonuçlara bakarak nedenleri tahmin etmeyi öğreneceksin. Bu anlatımların hepsinde modal fiil, have ve üçüncü hâl (V3) birlikte kullanılır. Konuşmadaki telaffuzu ve dinleme ile okuma metinlerindeki ipuçlarını da inceleyeceksin. Yazılı olarak ise bir olayı eleştiren resmî bir mektup yazmayı çalışacaksın.

Temel Kavramlar

Geçmişte kesinlik (deduction): Elimizdeki kanıtlara bakarak geçmişte ne olduğunu tahmin ederken modal + have + V3 kullanırız. Kanıt ne kadar güçlüyse ifade de o kadar kesin olur.

Subject + must / might / may / could / can't + have + V3

  • must have: Güçlü kanıt vardır, neredeyse kesin bir çıkarım yapılır.
  • might / may / could have: Emin değiliz, birkaç olasılık vardır.
  • can't / couldn't have: Mantıksal olarak imkânsız görürüz. Olumsuz çıkarımda must not have yerine can't have kullanılır.
  • may not / might not have: Olumsuz bir olasılık anlatır.

Çözümlü ipucu: Tom'un ışıkları kapalıydı ve arabası dışarıda değildi. He ___ at home last night. Güçlü kanıt var ve evde olmaması neredeyse kesin olduğu için cevap can't have been olur. Eğer He ___ gone out. olsaydı, must have gone out kullanılırdı.

Temel Kavramlar

KesinlikYapıÖrnek
Neredeyse kesin (olumlu)must have + V3The streets are wet. It must have rained.
Neredeyse kesin (olumsuz)can't / couldn't have + V3He can't have seen us; he was abroad.
Olasılık (belirsiz)may / might / could have + V3She might have missed the bus.
Olasılık (olumsuz)may not / might not have + V3They might not have received my message.

Geçmişteki bir eylemi eleştirme (criticism): Yapılmış veya yapılmamış bir şey için pişmanlık, eleştiri ya da suçlama belirtmek üzere should have, shouldn't have, ought to have ve could have kullanırız.

YapıAnlamÖrnek
should have + V3Yapılması gerekirdi (yapılmadı)You should have called me.
shouldn't have + V3Yapılmaması gerekirdi (yapıldı)He shouldn't have shouted at her.
ought to have + V3should have ile aynı anlamdaThey ought to have apologised.
could have + V3Yapabilirdi ama yapmadıYou could have helped us.
needn't have + V3Gereksiz yere yapılmış bir eylemYou needn't have bought it.

Dikkat: could have iki farklı anlamda kullanılır. She could have missed the bus. cümlesinde olasılık, You could have told me. cümlesinde ise eleştiri vardır. Anlamı bağlam belirler.

Sonuçlardan çıkarım: Bir olayın sonucunu görüp nedenini tahmin ederiz. Sonuç şimdiki zamanda ya da geçmişte olabilir, neden ise her zaman geçmişte olur. Metinlerde zaman ifadelerini, sonuçları ve kişilerin tepkilerini birleştirerek geçmiş olaylar hakkında çıkarım yaparız.

  • The window is broken. Someone must have thrown a ball. (sonuç → neden)
  • She failed the exam. She can't have studied enough. / She might not have studied enough.
  • The shop is closed. They may have gone on holiday.
  • The food was cold and the waiter never came. The service must have been terrible.

Dinleme ipucu: Konuşmacının amacının çıkarım mı yoksa eleştiri mi olduğunu ayırt etmek için modal yapıya ve ses tonuna dikkat et. Çıkarımda ton genelde sakin ve düşünceli olur; eleştiride ise sitemli, kızgın ya da hayal kırıklığı dolu olabilir.

  • Çıkarım: must have, can't have, might have. Amaç geçmişteki bir durumu tahmin etmektir.
  • Eleştiri: should have, shouldn't have, could have. Amaç geçmişteki bir davranışa tepki vermektir.
  • Ruh hali ipuçları: annoyed (kızgın), disappointed (hayal kırıklığına uğramış), surprised (şaşkın), curious (meraklı).
  • You should have told me! → kızgın ya da üzgün, eleştiri. He must have forgotten. → şaşkın ya da anlayışlı, çıkarım.

Telaffuz: Konuşmada have zayıf okunur ve /əv/ gibi duyulur, bu yüzden modal ile bitişik gibi algılanır. Yazıda gayriresmî kısaltmalar should've, must've, could've ve might've biçiminde yapılır; olumsuzda n't kullanılır (shouldn't have, couldn't have). 'd kısaltması would ya da had içindir, have için kullanılmaz.

YazılışOkunuş (yaklaşık)
must have/ˈmʌstəv/ (mastuv)
should have/ˈʃʊdəv/ (şudıv)
could have/ˈkʊdəv/ (kudıv)
might have/ˈmaɪtəv/ (maytıv)
shouldn't have/ˈʃʊdnt əv/
couldn't have/ˈkʊdnt əv/
can't have/ˈkɑːnt əv/

Sık hata: should of yazmak yanlıştır; doğrusu should have dir. Konuşmada have vurgusuzdur ve ses benzerliği yüzünden 'of' ile karıştırılır, ama yazıda her zaman have kullanılır.

Notun devamı (Klevero uygulamasında)

  • Adım Adım Örnekler
  • Sık Yapılan Hatalar
  • Mini Özet Tablo
  • Kontrol Soruları