LGS İngilizce
8. Sınıf İngilizce: Telefon Konuşmalarını Takip Etme (Phone Calls) Konu Notu
Klevi İngilizce Kulübü · Klevero ekibi · yapay zekâ destekli · Güncellendi:
Kazanımlar
E8.4
Konu Özeti
Telefon konuşmaları yüz yüze görüşmelerden farklıdır, çünkü karşınızdaki kişiyi göremezsiniz ve ses kalitesi bazen düşük olabilir. Bu nedenle telefonda kullanılan kalıpları tanımak ve konuşmanın akışını takip etmek önemlidir. Bu konuda kısa diyalogları dinleyip okuyarak amacı, kişileri ve yapılacak işleri bulmayı öğreneceksin. Ayrıca basit bir telefon görüşmesi yazmayı ve anlık kararları ifade etmeyi çalışacaksın.
Temel Kavramlar
Telefon görüşmelerinde her amacın kendine özgü bir kalıbı vardır. Aşağıdaki tabloyu konuşmanın hangi aşamasında hangi ifadenin kullanıldığını görmek için kullanabilirsin.
| Amaç | İfade |
|---|---|
| Telefonu açma | Hello. This is Ali speaking. / Hello, Ali here. |
| Birinden görüşmek isteme | Can I speak to Ayşe, please? / May I talk to Mr. Brown? |
| Arayanın kim olduğunu sorma | Who is calling, please? / Who's speaking? |
| Bekletme | Hold on, please. / Just a moment. / Hang on a second. |
| Kişi yoksa mesaj bırakma | Can I leave a message? / Can I take a message? |
| Tekrar isteme | Sorry, could you repeat that? / Could you speak up, please? |
| Hat sorunları | The line is busy. / You have the wrong number. / The signal is weak. |
| Görüşmeyi bitirme | Thanks for calling. / Bye, talk to you later. |
- call (aramak / arama), phone number (telefon numarası)
- message (mesaj), voicemail (sesli mesaj)
- busy (meşgul), wrong number (yanlış numara)
- hang up (telefonu kapatmak), call back (geri aramak)
- pick up (telefonu açmak), leave a message (mesaj bırakmak)
- speak up (yüksek sesle konuşmak), repeat (tekrar etmek)
Basit bir telefon görüşmesi genellikle şu sırayı izler: selamlaşma, kendini tanıtma, görüşmek istenen kişiyi isteme, amacı söyleme, soru-cevap ve kapanış. Bu sıra, dinleme sorularında konuşmanın hangi bölümünde olduğunu bulmana yardımcı olur.
- Selamlaşma: Hello. / Good morning.
- Tanıtma: This is Zeynep.
- İsteme: Can I speak to Mehmet, please?
- Amaç: I'm calling about our homework. / I'm calling to ask about the party.
- Sorular: Are you free tomorrow? What time shall we meet? Where is the party?
- Kapanış: Thanks. See you tomorrow. Bye!
Konuşma anında verilen kararlar will ile ifade edilir. Önceden planlanmış işler için ise be going to kullanılır. Bu ayrımı kurarken karar anının ne zaman olduğuna dikkat et.
I will (I'll) + fiil (yalın hâl) | olumsuz: I won't + fiil
- A: The line is busy. B: OK, I'll call back later.
- A: Mom is not at home. B: I'll call her on her mobile.
- A: Can you bring some bread? B: Sure, I'll bring it.
- Karar öncesi ifadeler: I think I'll..., Maybe I'll..., OK, I'll..., Alright, I'll...
Dikkat: will ile yapılan karar konuşma anında verilir, be going to ile anlatılan ise önceden planlanmış bir işi gösterir. Telefonda 'I'll call back' anlık kararı, 'I'm going to call him at six' ise önceden planlanmış bir görüşmeyi anlatır.
Notun devamı (Klevero uygulamasında)
- Adım Adım Örnekler
- Sık Yapılan Hatalar
- Mini Özet Tablo
- Kontrol Soruları