AYT Türk Dili ve Edebiyatı
Edebî Sanatlar ve Şiirde Anlam: AYT Konu Notu
Klevi Edebiyat Masası · Klevero ekibi · yapay zekâ destekli · Güncellendi:
Kazanımlar
A.1.5Şiirdeki mazmun, imge ve edebî sanatları belirleyerek bunların anlama katkısını değerlendirir.
Konu Özeti
Edebî sanatlar, sözün etkisini ve anlam derinliğini artıran anlatım yollarıdır. Şiirde mazmun ve imge, bu sanatlarla kurulur ve şairin duygusunu okura taşır. AYT'de sorular genellikle dizede hangi sanatın bulunduğunu ya da sanatın anlama etkisini sorar. Bu nedenle her sanatı tanımak kadar, onun dizeye ne kattığını yorumlamak da önemlidir.
Temel Kavramlar
- İmge (hayal): Sözcüklerin zihinde uyandırdığı canlı, duyusal görüntüdür. Örnek: 'Gözlerinde yağmur vardı.'
- Mazmun: Divan edebiyatında şairlerin ortak kullandığı kalıplaşmış hayal ve ilişkilerdir. Örnek: bülbül-gül, mum-pervane, saçın zincire benzetilmesi.
- İmge ile mazmun farkı: İmge şairin özgün kurduğu hayaldir; mazmun ise ortak kullanılan kalıp hayaldir.
- Edebî sanat, imgeyi kurmanın araçlarından biridir. Benzetme, istiare ve mecaz imge oluşturur.
- Söz sanatlarının ortak amacı; vurgu, canlılık, ahenk ya da çarpıcılık katmaktır.
Teşbih = benzetilen + benzetme edatı (gibi, sanki) + benzeyen (ör.: yüzü (benzetilen) ay (benzeyen) gibi)
Temel Kavramlar (Devam)
Benzetme ve aktarma sanatları:
| Sanat | Tanım | Örnek |
|---|---|---|
| Teşbih (benzetme) | Benzetilen ile benzeyen, benzetme edatı ile yan yana getirilir | Yüzü ay gibi parlıyordu. |
| İstiare (eğretileme) | Benzetme edatı yoktur; benzetilen ya da benzeyenden biri söylenmez | Aslan, düşmana saldırdı. (Kahraman kişi kastedilir.) |
| Açık istiare | Benzeyen söylenir, asıl kastedilen (benzetilen) söylenmez | Ay doğdu pencereden. (Güzel kişi kastedilir.) |
| Kapalı istiare | Benzetilen söylenir, benzeyen söylenmez; benzeyene ait bir özellik söylenir | Ölüm, pençesini uzattı. |
| Mecaz-ı mürsel | Benzetme dışında bir ilgi ile anlam kayması | Bütün şehir ayağa kalktı. (Halk kastedilir.) |
| Kinaye | Hem gerçek hem mecaz anlamı düşündürebilen söz; asıl kastedilen mecaz | Eli uzun biri. (Hırsız kastedilir.) |
| Tezat (karşıtlık) | Zıt kavramları bir arada kullanma | Gülerek ağladı. |
Anlamı güçlendiren sanatlar:
| Sanat | Tanım | Örnek |
|---|---|---|
| Kişileştirme (teşhis) | İnsan dışı varlıklara insana özgü özellik verme | Rüzgâr fısıldadı, ağaçlar dinledi. |
| İntak (konuşturma) | İnsan dışı varlığı konuşturma | Dağ dedi ki: 'Ben yıllardır buradayım.' |
| Abartma (mübalağa) | Bir durumu olduğundan fazla ya da az gösterme | Gözyaşından sel oldu yollar. |
| Telmih | Bilinen bir olay ya da kişiyi kısaca hatırlatma | Yine bir Yusuf gibi kuyuda kaldım. |
| Tevriye | Yakın anlam akla gelir, asıl kastedilen uzak anlamdır | Yakın anlamla yanıltıp uzak anlamı kastetmek. |
| Cinas | Yazılışı aynı ya da benzer, anlamı farklı sözcükler | Yaz geldi, yazın kâğıda yazdık. |
| Seci / Aliterasyon | Seci: cümle sonlarında uyak; aliterasyon: ses tekrarıyla ahenk | Su serin, su sakin, su susmuş. |
| Nida (seslenme) | Bir varlığa seslenme | Ey yolcu! Dur biraz. |
| İstifham (soru sorma) | Cevap beklemeden soru sorma | Kimdir bu dertli gönül? |
| Tekrir | Vurgu için sözcük ya da öbeği yineleme | Gel gel gel, bir daha gel. |
Kişileştirme çoğu kaynakta istiarenin bir türü sayılır; ama her istiare kişileştirme değildir. Benzetme edatı varsa genellikle teşbih düşünülür.
Notun devamı (Klevero uygulamasında)
- Adım Adım Örnekler
- Sık Yapılan Hatalar
- Mini Özet Tablo
- Kontrol Soruları